Hakkımda
Bağlantılarım
*
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
|
OKUNAKLILIK
Okunaklılığın etkili, açık seçik, yalın ifade diye tanımlandığını daha önce söylemiştim. Ancak kullanılan kodlarda karşılıklı uzlaşmanın gerekliliğinden bahsedilmezse bu tanım eksik kalyr. Uzlaşmanyn sağlanması için en temelde aynı dilin, aynı kodlama sisteminin kullanılıyor olması gereklidir. İsmet Yazıcı' nın Kitle iletişiminde imaj adındaki kitabından yapacağım alıntının konuyu net bir şekilde açıklayacağını düşünüyorum: "İmajı -imgeyi oluşturan göstergelerin çözülebilmesi, ancak ortak gösterenleri kullanan taraflar arasında gerçekleşebilir. Yani, gönderen ve gönderilen arasındaki iletişimsel döngüde, mesajın algılanıp, anlam taşıyıcısı olan gösterenin gönderilen tarafından şifresinin çözülebilmesi için, o gösterenin anlamını gönderilenin bilebilmesi, yani, aynı kültürel koşullarda yaşıyor olmaları gerekir."(16)
Sanattan farklı olarak tasarımda bu uzlaşmanın sağlanması çoğu zaman ön koşuldur. Ortada duyurulması şart koşulan bir mesaj olduğunda, duygusal bir tasarım yaklaşımında bile, bu uzlaşmanın gerekliliği göz ardı edilemez.
İşlevci tasarımcılar, onları tıkanmaya doğru götüren sebeplerden biri olduğunu bilmeden bu uzlaşmanın sınırlarını zorlamaya çalııtılar. Harf karakterlerinin okunabilirliği hakkında Laszlo Moholy Nagy nin söylediği şu söz açıklığa, yalınlığa ve uzlaşma gereksinimine verilen abartılı önemi göstermektedir:" Tipografi bir iletişim aracıdır. Kesinliği, okunabilirliği vurgulanmalıdır. Harfler hiçbir zaman önceden ve ayrı düşünülmüş bir çerçeveye -mesela bir kare içine oturtulmamalıdır." (17) Etrafındaki çerçevenin bile harf karakterinin okunaklılığını etkileyeceğinin düşünüldüğü zamanlardan günümüze geldiğimizde tam zıttı durumlarla karşılaşabiliyoruz. Rodney Mylius günümüzdeki durumu şöyle özetliyor: "Görsel dilimiz genişletildi, incelendi ve tanınmazlığa varacak denli kullanıldı". (18)
Modernist tasarımcı 'modele gönderme' nin ve kodların algılanmasını zorlaştıracak her koşulu ortadan kaldırmaya çalışırken modern sonrası tasarımcının kodları ve modelleri çoğu zaman görmezden geldiğini yada onları algılanamayacak derecede bozduğunu görüyoruz. Bu tasarımcılar insan bilincinin, öğrenen, anlamlandıran önceki bilgilerle bağdaştıran bölümünü yani akılla geliştirdiği bölümünü değil, zeka ve duygularla refleksif tepkiler veren bölümünü hedeflediklerini söylüyorlar. Bu yöntem, kodlarda kollektif uzlaşmanın gerekliliğini baştan ortadan kaldırıyor ve her ne kadar onlar tersini iddia etselerde tasarımcıları dar bir alanda etkin olmaya zorluyor.
Yazı karakteri tasarımcısı Zuzanna Licko, ."En iyi okuduğumuz en çok okuduğumuzdur" diyerek bir yazı karakterinin ne denli okunur olup olmamasının, daha önce ne kadar okunmuş olmasıyla ilgili olduğunu söylüyor. Aynı düşünceleri paylaşan Rudy Vanderlans ise "Baskerville ve Helvetica ilk tanıtıldığında insanlar şoke oldular. Bu karakterleri çirkin ve okunamaz buldular. Bugünse bunların, olabilecek en nötr yazı karakterleri olduğu düşünülüyor"diyor.(19) Bütün bu fikirlerin doğruluğu tartışılabilir ancak eğer doğruysalar bile günümüzde binlerce harf karakteri ile birlikte ortaya çıkan, ve çıktığında okunaksız bir harf karakterinin okunaklılık kazanabilecek kadar çok insan tarafından ve çok uzun zaman kullanılma olasılığı çok düşüktür ve bu yüzden her zaman okunaksız olarak kalması ihtimali yüksek olacağı için bu tür bir savunma günümüzde pek geçerli gözükmüyor. Aslında içinde bulunduğumuz zamanda, geçmişten örnekler vererek yapılan savunmalar bir yerlerde mutlaka tıkanıyor. Neville Brody nin dilinin anlaşılamaması gibi bir eleştiriyle karşılaştığında Cezanne' ında zamanında anlaşılmadığını söylemesi buna iyi bir örnek olacaktır.(20)
SonuçKatherine McCoy Tasarım, Kültür ve Teknoloji başlıklı yazısında şöyle diyor:"Tasarımın biçimi değişiyor. Tasarımcıların çok iyi bildiği, genişlik, yükseklik ve derinliğe üç yeni boyut daha ekleyin. Hareket, ses ve etkileşim." Teknolojinin tasarıma etkisi tartışılmaz. Postmodern grafik tasarımla, Macintosh un ortaya çıkmasının neredeyse eş zamanlı olduğunu hatyrlarsak bu etkiyi daha iyi anlayabiliriz. Dünya değişmişken, okuyucu ve teknoloji değişmişken, hepsinden önemlisi algılama hızı ve çeşitliliği değişmişken hala 50 sene öncesinin teknolojisinin ortaya çıkarttığı iyi grafik tasarımın görüntüsünü kullanarak tasarım yapanlarla karşılaşıyor olmak garip. Bunun yanında, seyirciyi çekmek ve onu grafik sunumun içinde heyecanla ve sıkılmadan dolaştırmak gibi bir sebebe bağlanamayacak kadar, belirsizlik ve karmaşası uç noktaya götürülmüş grafik tasarım örnekleri görmekte şaşırtıcı. Ne var ki, bütün bu uç anlayışlar, kendi hizmet sınırları içinde aktif olmak zorundalar. Çağının etkilerini tasarımına aktarmayı becerebilen ve farklı ontolojik yapılardan, nerelerde faydalanılacağını kestirebilen tasarımcılara fikir ve görüntü kaynağı sağlıyorlar.
Postmodern grafik tasarım hakkında sorulması gereken belkide en önemli soru, bütün bu hedefsizliğin, kişiye verilen modelleri oluşturma şansının, normlara bağlı olmama özgürlüğünün, postmodern grafik tasarımın bir akım olarak gelişmesini sağlayıp sağlamadığıdır. Postmodern grafik tasarım akımdan çok bir üslup hareketi gibi gözüküyor. Her yerden normlara dayanan bir elemeye maruz kalmadan gelen ürünlerle postmodern grafik tasarım, yalnızca büyüyor ama gelişmiyor. Tasarımcının özgün görsel yaklaşımına en fazla olanak veren disiplin olan grafik tasarımda, yeni ne olsa gider, mantığını arkasına alan ve bütün bu keyfiliği sonuna kadar götüren özgün ama yalnızca görsel üsluba dayanan anlayışlar gelişiyor. İşlevsel tasarımlarında sonuçta, kişisel bir bakış açısına ve görsel özgünlüğe dayandığını söyleyen bu tasarımcılar, marjinal üretim alanlarında grafik tasarım için gerekli varoluşlarını sürdürecekler ve sürdürmeliler. Çünkü bu deneyci ve özgün yaklaşımlar, farklı zevklerin gelişmesine, kodların çoğalmasına ve çözümlerin zenginleşmesine yardımcı oluyorlar.
Kimbilir belki de algılamamız ve iletişim yöntemlerimiz öyle değişecek ki, bu tasarımcyların ürün verme yöntemlerinin , gelecekte genel grafik tasarım problemlerini çözmek için kullanıldığı günleri göreceğiz. Ama şimdilik marjinal duruşları sürecek gibi gözüküyor.
Normsuzluğun modern sonrası tasarımcılar için, neden sorusunu ortadan kaldırması, bu tasarımcıların yargılanamamasına ve kendilerine güvenlerinin, kibirliliğe varacak derecede artmasına sebep oldu. Bu güveninde etkisiyle, bu tasarımcılar her fırsatta işlevci tasarımcıları iğneliyor, onları bağnazlıkla ve heyecansızlıkla suçluyorlar, işlevci tasarımcılar ise onları çoğu zaman görmezden gelip grafik disiplinin içinde yoklarmış gibi davranıyorlar. Bu soğuk savaş grafik tasarım kuramının günümüz konularını ve kuramcılarını yaratıyor. Ne var ki teoriler yalnızca kendi taraflarından yazıldığı gibi tarafsız olanlarda bilinçsiz olmakla suçlanıyor. Ve yakın gelecekte, kibirlilerle gururlular arasında bir uzlaşma görülmüyor.
-alıntı-
|
Tarih: 22:01, 11/6/2009 Kategori: TIPOGRAFI |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
OKUNAKLILIK - OKUNABİLİRLİK
Çoğu zaman aralarında bir fark yokmuş gibi algılanan, okunabilirlik ve okunaklılık kavramlarını, biraz da Dan Friedman' a dayanarak iki farklı kavram olarak incelemek istiyorum. Postmodern grafik tasarımın öncülerinden Dan Friedman okunaklılığı etkili, açık seçik ve yalın ifadenin özelliği, okunabilirliği ise okurken ilgi ve zevk uyandıran, aklı uyaran özellikler olarak tanymlıyor. Genel olarak okunaklılığı iletişim işlevini yerine getirme, okunabilirliği ise okuyucuyu çekme ve mesajı almaya yönlendirme olarak ele alabiliriz.
-alıntı-
|
Tarih: 21:53, 11/6/2009 Kategori: TIPOGRAFI |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TİPOGRAFİ TERİMLERİ
Asılı Girinti: Bir paragrafın ilk satırının sol marja hizalandığı, diğer satırlarına eşit miktarda girinti verildiği bir döküman stili. Liste halinde bilgi vermekte kullanılan etkin bir stildir. Bazen asılı metin de denilir.
Başlık Metni: Gövde metninden daha büyük olan, manşet ve başlıklarda kullanılan yazı.
Birleşik Harf: Bir birim olarak çizilen iki ya da daha fazla harf. Bazı yazı tiplerinde belirli harf çiftleri yanyana basıldıkları taktirde hoş durmayacak biçimde üst üste biner. Bunun yerine bir birleşik harfin konulması bu gibi durumlarda görünümü iyileştirir.
Bloklu: Tipografide metin sol ve sağ marjlarına hizalıysa bloklanmış, yani iki yana yaslı olur.
Cetvel Rakamları: Hepsi aynı genişlikte olan rakamlar. Verilerin tablo halinde sunumunu kolaylaştırır. Aynı zamanda izalı rakamlarda denir.
Dikit: Bir yazı tipinde k, b ve d harflerin diğer küçük harflerin x yüksekliğinin üstüne taşan kısmı.
Dingbat: Harf veya rakam olmayan karakter. Dingbat fontlar tamamen bu karakterlerden oluşur ve oklar, madde imleri ve araçlar gibi sembol ve diğer süslerin kaynağıdır.
Dul: Bir paragrafın sonunda tek başına kalan kelime ya da kelime parçası.
Eğik: Bir yazı tipinin eğik türü. Eğik yatığa (italik) benzer ama gerçek italiğin el yazısı benzeri niteliğini taşımaz.
Em, em boşluğu, em karat: Tipografide yaygın biçimde kullanılan bir ölçü birimidir. Em, punto genişliğidir. Örneğin 12 punto yazıda bir em 12 punto genişliktedir.
En, en boşluğu, en karat: Tipografide yaygın biçimde kullanılan bir ölçü birimidir. En tipik olarak punto genişliğinin yarısıdır.
Em Dash (ayırıcı tire): Bir cümledeki kesintiyi göstermekte kullanılan, em genişliğinde bir çizgi.
En Dash (bitiştirici tire): En uzunluğunda bir tire, bir değer aralığını gösterir. Bazı dizgiciler ayırıcı tire yerine bitiştirici tire kullanmayı tercih eder.
Font: Bir yazı tipinin belirli bir stil, ağırlık ve genişliği. Örnek olarak Times Roman Bold Extended verilebilir. Times bir yazı tipi ailesidir, Roman bir stildir, Bold bir ağırlıktır, Extended ise bir genişliktir. Font ve yazı tipi genellikle bir diğeri yerine kullanılır. Elle dizgide font terimi belirli bir yazı tipi tasarımının tek bir punto boyunu betimlerdi. Sayısal dizgi teknolojisi ölçeklenebilir fontlara olanak tanıdığından bir fontu tanımlayan punto boyu artık geçersizdir.
Font Ailesi: Aynı zamanda yazı tipi ailesi de denir. Birlikte kullanılmak üzere tasarlanmış benzer fontların bir koleksiyonu. Örneğin; Garamond ailesi roman ve italik stilleri, muhtelif ağırlıkları (regular, semibold ve bold) ve çeşitli genişlikleri (extended ve compressed) içerir.
Font Kontrastı: Bir fontun karakterlerinin çiziminde kullanılan hatların kalınlık erimi. Örneğin Helvetica fontunun kontrastı düşüktür çünkü; harfler özdeş kalınlıkta hatlarla çizilir. Diğer bir yandan Bodoni fontu yüksek kontrasta sahiptir.
Galley Prova: Nihayi kopyaya son okuma yapılmasına izin verecek kadar yakın olan ve sayfa bağlanmadan önce alınan prova. Aynı zamanda tahsisi çıkışıda denen bu prova dizgi hatalarının kontrolünde kullanılır.
Karakter: Tipografide bir harf, işaret ya da noktalama işareti gibi tek bir element.
Karakter Kodlaması: Kodlama, karakter kodlarını bir fontun şekilleri ile eşleyen bir tablodur. En son font teknolojisi olan ve bilinen hemen tüm alfabeleri barındıracak biçimde tasarlanmış olan open type ta 32.768 olası tipografik kod vardır.
Karat: Belirli bir boşluk boyu için kullanılan bir dizgi terimi. Örneğin bir em karat punto boyu genişliği, en karat ise bunun yarı genişliğidir.
Kelime Ağırlığı: Okunaklılığı arttırmak için veya bir metin bloğunu belirli bir yere sığdırmak için kelimeler arasında verilen ortalama boşluk.
Leke Değeri: Bir metin bloğunun tutarlılığı. Bu, karakterleri oluşturan hatların kalınlığına bağlı olduğu gibi, metin bloğunda kullanılan puntoya ve satır aralığına da bağlıdır. Deneyimli dizgiciler leke değeri derken, metnin tutarlılığı, metin kompozisyonunda beyaz boşluk akışları olamaması ve düzgünlüğünden bahseder.
Metni Oturtmak: Metnin tamamı bir alan ya da sayfa sayısına sığması için boy ve boşluklarının ayarlanma süresi. Hesaplamayla ya da metin oturana kadar bilgisayarda yapılacak ardışık ayarlamalarla gerçekleşebilir.
Negatif Yazı, Negatif Metin: Siyah üzerine beyaz ya da koyu zemin üzerine basılan yazı.
Open Type: Eski font teknolojilerinin problemlerini çözer. Open Type fontlar platformlar arası uyumludur ve hemen her dilde dizgiye izin verecek biçimde onbinlerce şekilden oluşan karakter setlerini içerebilir. Küçük / büyük harfler ve eski tarz rakamlar gibi özel karakterler de ayrı bir font olmak yerine Open Type fontlara dahil edilmiştir. Adobe, ölçeklenebilir Open Type fontlara ek olarak dar bir punto aralığında dizilmek üzere tasarlanmış bir dizi Open Type fontu olan opticals seçeneğini de sunar.
Pi Karakterleri: Sıradan fontlara dahil edilmeyen, matematik sembolleri gibi özel tipografik karakterler.
Pika: Bir inçin yaklaşık altıda biri olan birim. Bir pika 12 puntoya eşittir.
Roman: Bir yazı tipinin (italik sürümün aksine) dik duran stil.
Sarkıt: Bir küçük harfin (y,p ve q gibi) satır çizgisinin altına sarkan kısmı. Çoğu yazı tipinde J ve Q gibi harflerde satır çizgisinin altına sarkar.
Satır Çizgisi: Bir yazı tipindeki karakterlerin çoğunu üzerinde durduğu varsayılan hayali çizgi.
Serif: Yazı tipi tasarımında bir harfi tanımlayan ana hatların uçlarında görünen, dekoratif amaçlı küçük süslemeler.
Sıkıştırılmış Font: Fontun belirli bir mekana daha fazla karakter sığdırmak için kullanılan daha dar sürümü.
Stil: Bir yazı tipinin ailesini oluşturan yatık ve kalın gibi varyasyonlarından biri.
Ters Yatık: Geriye doğru yatık olan yazı tipi. (italiğin tersi)
True Type: Ölçeklenebilir bir font teknolojisi.
Type 1: Sayısal metin için standart format. Adobe tarafından geliştirilen Type 1 kısa bir süre öncesine kadar en yaygın bulunan yazı tipi formatıydı. Type 1 in yerini çok daha fazla sayıda karakter, çoklu dil ve benzeri unsurlara sahip dillerde dizgi için yayılabilen elementler sunan opentype fontlar aldı.
Üstü Çizili: Temel olarak iptal işlemini gösteren bütün harflerin üstüne çizgi çekilmiş metin.
X Yüksekliği: Geleneksel olarak X yüksekliği küçük x harfinin yüksekliğidir. Genel bir kural olarak küçük harflerin sarkıt ve dikitleri hariç gövde yükseklikleridir. Bazı küçük harfler tasarımlarının bir parçası olarak sarkıt ve dikitleri olmadan bile x yüksekliğini hafifçe aşabilir yada altında kalabilir. Belirli büyük harflerin genişliğine dayalı bir ölçü olan aynı puntodaki farklı yazı tipleri arasında x yüksekliği önemli ölçüde değişkenlik gösterebilir.
Gövde Metni: Bir dökümanın başlık ve spotlarından ayrışan ana metni.
Greeking: Sayfa tasarımı amacıyla asıl metnin yerini tutacak anlamsız metin.
Harf Aralığı: Özdeşlik algılaması oluşturmak için karakter çiftleri arasındaki yatay mesafenin ayarlanması, kerning, manşet gibi büyük yazı karakterleri kullanıldığında kritiktir. Yan yana gelen Ty harfleri ?y?nin kuyruğunun ?T? nin kanadı altına girmesi için ayar gerektirir.
Harf Aralıkları: Harf aralıkları ayrı bir metin bloğuna bütün olarak yapılır ve buna izleme de denir. Bu, harf çiftlerinin arasındaki mesafeyi ayarlayan harf aralığından farklı bir şeydir. Harf aralıkları okunaklığı artırmak ve belirli bir alana metni oturtmak için kullanılır.
Hizalama: Metnin marjlar arasındaki yerleşimi. Metin genellikle sadece bir marja sola sola yada sağa hizalanır ve sola sağa yaslı, yada soldan sağdan bloklu olarak adlandırılır. Her iki marjdada yaslanan metne bloklu metin denir.
İnisiyal Harf: Bir paragrafın ilk büyük harfinin daha büyük puntoyla yazıldığı ve ilk satırın üstüne hizalandığı bir doküman stilidir. Metinde bölüm gibi yeni bir ayrımın başladığını gösterir.
İtalik: Bir yazı tipinin eğik yada el yazısı benzeri sürümü. Düz duran yazı tiplerine genellikle roman denir.
Kabartma Harf: Bir paragrafın ilk büyük harfinin daha büyük puntoyla yazılması ve metnin ilk satırının çizgisine hizalanması.
|
Tarih: 23:53, 7/6/2009 Kategori: TIPOGRAFI |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TİPOGRAFİ NEDİR?
Tipografi, yazıyı bir forma sokma sanatı ve tekniğidir. Font (yazıtipi), font büyüklüğü, satır uzunluğu, satır arası boşluk ve benzeri unsurların kombinasyonları ile yapılır. Yayımlanacak yazınsal içeriğin bir forma sokulması veya tasarımı olarakta tanımlanabilir. -alıntı- |
Tarih: 23:31, 7/6/2009 Kategori: TIPOGRAFI |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|